En çok Mail aldığım konuyu sizlerle paylaşıp gündeme getirmek istedim.
Son yıllarda hem Türkiye’de hem dünyada akran zorbalığı ve mobbing vakalarında ciddi bir artış gözlemleniyor. Bu sadece birkaç çocuğun ya da çalışanın yaşadığı bireysel bir sorun değil; sistemsel ve toplumsal bir kriz.
Uzmanlara göre:
Ortaya Çıktığı Alanlar Akran Zorbalığı
Fiziksel, sözlü, sosyal veya dijital yollarla yapılan baskı, aşağılama, dışlama.Okullar, sosyal medya Mobbing İş yerinde sistematik baskı, dışlama veya aşağılama.Kurumlar, kamu/özel sektör.
Aileler Anlatıyor:
[ozel_alinti]“Yalnız Değiliz, Ama Sessiziz”[/ozel_alinti]
“Yalnız Değiliz, Ama Sessiziz”
Sosyal medya ve destek gruplarında anneler, babalar benzer hikâyeleri paylaşıyor:
“Oğlum okul yolunda bıçakla tehdit edildi. Aylarca sustu. Çantasından çıkan çakıyla fark ettik.”
“Kızımın saçları ve kilosuyla alay edilmiş. Öğretmen ‘çocuk bunlar’ diyerek geçiştirmiş.”
“İş yerinde sürekli dışlandım ve kendime olan güvenimi kaybettim. Psikoloğa gidene kadar nedenini anlayamadım.”
Psikologlar uyarıyor: Zorbalığa uğrayan bireyler çoğu zaman konuşmaz; davranışlarıyla yardım çağrısı yapar.
Araştırmalar, özellikle okul saldırılarının arka planında sıklıkla aynı sebepleri işaret ediyor:
Uzun süreli dışlanma, zorbalık, ilgisizlik ve sistemsel sessizlik.
Zorbalığa uğrayan bireyler, çoğu zaman şu tepkilerle karşılaşır:
“Abartma.”
“Görmezden gel.”
“Sen de biraz sert ol.”
Bu söylemler çözüm değil, bastırma yaratır. Bastırılan travmalar; deliryum, kendine ya da başkasına zarar verme, hatta toplu saldırı gibi tehlikeli sonuçlara evrilebilir.
Unutmayalım:
Bugün korunmayan bir çocuk, yarın bir toplumsal krizin merkezinde olabilir.
Zorbalığın yaygın olduğu ortamlarda:
…gibi faktörler çocukları daha da yalnızlaştırır.
❝ Bir okul yöneticisinin “Bu çocuk sorunlu” diyerek dışladığı öğrenci, belki sadece bir rehber öğretmene ulaşsaydı, her şey değişebilirdi. ❞
“Çocuktur, yapar” diye geçiştirilen davranışlar, yarının karanlık haberlerine dönüşebilir. Mağdurlar kadar, potansiyel saldırganlar da sistemin mağdurlarıdır. Bu nedenle zorbalıkla mücadele, yalnızca empati için değil, toplum güvenliği ve psikolojik sağlık için de bir zorunluluktur.
Akran zorbalığı ve mobbing; yalnızca bireylerin değil, okulların, ailelerin, devletlerin ve dijital platformların ortak sorumluluğudur. Her çocuk güvende olmalı. Her çalışan saygı görmeli.
📍Unutmayın! Eğitim Önce Evde Başlar
Çocuklar bizim davranışlarımızı örnek alır; biz ne isek, çocuklarımız da odur. Farklılıklara saygı göstermeyi öğrenmek ve bunu yaşatmak, hem ailede hem toplumda zorbalığın önüne geçmenin en önemli adımıdır. Lütfen, çocuklarımıza saygı ve empatiyi öğretelim ki onlar da sağlıklı ve hoşgörülü bireyler olarak büyüsünler.
📢 Siz de bu çağrıya destek verin:
#ZorbalığaSessizKalma etiketiyle hikâyenizi paylaşın.
📩 Görüş ve katkılarınız için:yeliz-ergin@web.de
Yeliz Çelebi Ergin
Araştırmacı-Yazar