BAYREUTH – Almanya’nın dünyaca ünlü Richard Wagner Festivali ile tanınan Bayreuth kenti ile Tekirdağ arasındaki kardeş şehir ilişkisi, sadece günümüzdeki resmî anlaşmalara değil, geçmişten gelen güçlü kültürel bağlara dayanıyor.
İki şehir arasındaki tarihî yakınlaşmaya dikkat çeken Bayreuth Belediye Meclis Üyesi ve Bayreuth Belediyesi Altın Liyakat Madalyası sahibi SPD’li Halil Taşdelen, bu dostluğun gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Taşdelen, Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki bağların 154 yıl önce Osmanlı Sultanı Abdülaziz dönemine kadar uzandığını belirtti.
1872 yılında Sultan Abdülaziz’in Bayreuth’taki tiyatro için üç koltuk satın almasının, Osmanlı Devleti’nin Avrupa sanatına ve kültürüne verdiği önemin önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Taşdelen, bu adımın iki toplum arasında kurulan dostluk köprüsünün sembollerinden biri olduğunu söyledi.
“ Tarih bazen büyük olaylarla, bazen de küçük ama anlamlı adımlarla yazılır. O üç koltuk, iki millet arasındaki dostluğun sessiz bir sembolü olmuştur“ dedi.
Bayreuth’un dünyanın önemli opera merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Taşdelen, kardeş şehir ilişkisinin kültür, sanat, eğitim ve turizm alanlarında yeni projeler için fırsatlar sunduğunu belirtti.
Karşılıklı ziyaretlerin, gençlik projelerinin ve kültürel etkinliklerin artırılmasıyla iki şehir arasındaki bağların daha da güçleneceğini vurgulayan Taşdelen, geçmişten gelen bu mirasın geleceğe taşınması gerektiğini ifade etti.
Bayreuth ile Tekirdağ arasındaki kardeşlik ilişkisi, kültür ve sanatın şehirler ile toplumlar arasında kalıcı dostluklar kurmadaki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.